Murat Sevgi - İhmal Değil Cinayet!

Murat Sevgi

İhmal Değil Cinayet!

Murat Sevgi

            Ülkemizin temel sektörlerini rant için kemiren parazitlerin her geçen gün yeni skandallere sebep olduğunu canlı-canlı yaşıyor. Hızlı trenden kentsel dönüşüme, (GDO) Genetiği Değiştirilmiş Organizmalardan tohum ve canlı hayan ithalatına, maden facialarından gelişigüzel boşaltılan atıkların yaratacağı ölümcül tehlikelere kadar yüzlerce sektörde, binlerce, hatta on binlerce ihmal rezaleti ile iç içeyiz. Aslında yaşananlar ihmal filan değil, tümüyle cinayet!

            140 dolarlık kömürü 23 dolara üretmek için işletme standartlarından ÇALAN tüccar da; 15 dolarlık kırmızı eti 5 dolara ithal edip iç piyasaya rayicinden vermeye yeltenen tüccar da aynı RANTI elde etme peşinde koşmaktadır.

            Hatta et ithalatçısı bir de şunu diyebiliyor: “Biz o sığırları ithal etmezsek et fiyatları 50 TL olur.” Evet, “kapitalizmin para adlı silahını yarım aklıyla da olsa iyi kullanıyor” diye düşünebilirsiniz ama öyle değil!

            Peki, nasıl? Dünya piyasasının 3-4 katı fiyatlarda olan iç piyasaya giren yabancı et, iç piyasa fiyatlarından satılarak %300 kar ediliyor! Bu tür girişimciliğin dünyada literatüre geçmiş bir adı var: “Haydut girişimcilik” 1980’lerde bu tür haydutlukları tekstil gibi sektörlerde çok gördük. Şimdilerin yağma sahaları ise hayvancılık, madencilik ve tabi ki müteahhitlik. Ama öyle gerçek müteahhitlere lafım yok. Öküzünü satıp sırtına heybesini vurup Batıya uçmuş, elindeki paraya güvenerek ‘ne iş olsa yaparız’ diyen besili şahsiyetlerden söz ediyorum.

            Ekonominin hormonlu büyümesi, kontrolsüz paranın ülkemize ‘sıcak para’ adı altında gelmesine sebep oluyor. Ya da tam tersi: Ülkemize giren sıcak para, hızlı bir büyüme görüntüsünü ortaya çıkarıyor. Her iki söylem de yanlış değil. Ama gelen paranın kaynağına ve ne amaçla geldiğine dikkat etmek gerekir. Bunu herkes kabul edecektir ki: “Hareket halindeki paranın hedeflerinin arasında birinci sırada; para kazanma isteği vardır.” Mümkünse çok para kazanma. Bu, “para getiricileri” çantalarında taşıdıkları bol sıfırlı paraları PLANLI bir şekilde harcayamadıkları için KENDİLERİNCE en kârlı gördükleri alanlara aktarıyorlar.

 

SÖZ KONUSU ‘KÂRLI’ ALANLARDAN BİRİSİ DE HAYVANCILIK:

            İLK AŞAMA yıllar önce başladı: Et piyasasında son yıllarda iyice ortaya çıkan maliyet-fiyat dengesizliği besicilerin ellerinde bulunan hayvanların değerinin çok altında fiyatlardan satılmasına neden oldu. ‘İKİNCİ AŞAMA’da et üretimi azalma gösterince fiyatlar bir miktar arttı. Ama bu fiyat artışı “değerini bulma” anlamına gelen küçük bir artıştı. Spekülatörler, et fiyatında arz-talep dengesinin sonucu olarak oluşan fiyat artışını körüklediler. ‘ÜÇÜNCÜ AŞAMA’da oluşan aşırı fiyat artışına direnemeyen besiciler ellerindeki damızlıkları ve süt sığırlarını da mezbahaya gönderdi.

            Spekülasyondan nema elde etme peşinde, sektörle hiç ilgisi olmayan, ellerinde ‘sıcak para’ bulunan sözde yatırımcılar için çok ‘BEREKETLİ’ bir ortam ortaya çıktı! (Bu tür sözde yatırımcıların göbeklerini şişirecek sıcak paranın transferinde ‘çıkış kapısı’ olarak; genellikle, Amerika’nın Ortadoğu’daki yeni eyaleti ya da sömürgesi olan Katar’daki kabile şefleri kullanılıyor.)

 

TÜRKİYE TARİHİNDE BU GÜNE KADAR HİÇ YAŞANMAMIŞ BİR DURUM GERÇEKLEŞTİ:

            Kurban Bayramında, vatandaşların dini vecibelerini yerine getirmek için kesecekleri hayvanları -BİLE- İTHAL ETMEK zorunda kaldık. Bu ithalat, hayvancılık konusundaki ithalat politikalarının yeniden şekillenmesi için bir milat oldu. Ardından FIRSATI gören birçok UYANIK GİRİŞİMCİ iştahlı gözlerle Trakya’da olup bitenleri seyretmeye koyuldular... Bizler ‘seyretmeye’ desek de; atı alanın Üsküdar’ı geçtiği bu günlerde ortaya çıkmaya başladı. Trakya’nın ovaları, İTHALAT FURYASINA kapılan girişimcilerin ÇİFTLİK PROJELERİ için parselleniyor. Bu ÇİFTLİK PROJELERİ öylesine kontrolsüz bir şekilde çoğalıyor ki; her biri “Türkiye’nin et tüketiminin yüzde bilmemkaçını karşılamayı planlıyor” !!!

            Gözünü Rant bürümüş baĞzı siyasal ticaret (ya da ticari siyaset) erkleri tarafından Trakya, ithal büyükbaş hayvanların etleri için; iç pazara sunulma ve bu süreç sırasında belirli süreler ile bekletme besiciliği merkezi olarak planlandı. ‘Bekletme besiciliği’ tanımını ben yaptım. Çünkü gerçek anlamda bir besicilik işletmesinde olması gerekenler ile bu projelerde olacaklar örtüşmüyor. Bizler, söz konusu projeler ile Trakya’da BESİCİLİK İŞLETMESİNDEN çok; KESİCİLİK İŞLETMESİ ile karşılaşıyoruz.

            Bu projeleri girişimcilere kakalayan İŞ GELİŞTİRME UZMANLARININ, projeleri gerçekleştirecek GİRİŞİMCİLERİN ve en önemlisi de bu girişimcilerin projeleri gerçekleştirmesi için gerekli SICAK PARAYI elinde tutan PARA BARONLARININ şunları bilmesinde yarar var:

            1- Böylesine büyük çapta girişimleri yapacak olanlar, projelerini planlarken multidisipliner (birden fazla iş kolu, sektör ya da piyasa açısından) işletmelerinin analizini yapsınlar…

            2- Bir sektörde, ARZ (üretim/piyasaya sunulanlar) üzerinde bu boyutta, büyük değişiklik yapma girişimde bulunan bir erk, mutlaka POTANSİYEL TALEP (tüketim) konusunda da analiz yapılmalıdır.

            3- Türkiye’nin zenginleştiği bir dönemde, -her nasıl oluyorsa yoksulluk sınırındakiler çoğunluk olmaya doğru giderken- et üretiminin; ‘halkın alım gücü ile ilişkili bir tüketim patlaması’ yapamayacağı ortadadır.

            İthalat girişimleri, Güney yarımkürede de sorunlara sebep oldu. Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkeler Türkiye’nin Kurban Bayramı öncesi yaptığı ithal büyükbaş patlaması benzeri YÜKLÜ ALIMLAR ile pek karşılaşmış ülkeler değil. En son 1979 yılında ABD’nin büyükbaş hayvan alımı işinde bu tür bir kriz yaşanmış. ABD’nin ünlü toprak ağaları, meşhur PETROL KRİZİ sırasında sığırlarına da zam yapınca ABD Hükümeti ithal hayvana izin vermiş. Bu dönemde milyonlarca Angus, Teksas ovalarına salınmış. Toprak ağalarının süngüsü düşmüş. Et fiyatları yerinde kalmış! Sonraki 10 yılda Hem ABD’de hem de Avustralya’da besicilik planları alt-üst olmuş!

            Bekleyin; yazı, ‘öküzler hakkında’ devam edecek...

            Hep sevgi ile kalın.

 

            Murat SEVGİ

            www.Twitter.com/MuratSevgi

            www.Facebook.com/FaceMuratSevgi

            Murat.sevgi@hotmail.com

Murat Sevgi Köşe Yazıları



çorlu haber üyelik işlemleri
köşe yazarları
Mehmet Bozdağ Hesap Köprüsü

Mehmet Bozdağ

Abdullah Gürman Şikayetim Var!

Abdullah Gürman

Çorlu Web Tasarım Çorlu Havalandırma Sistemleri Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Kanal Açma Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Halı Yıkama Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Ev Temizliği Çorlu Halı Yıkama