Murat Sevgi - Sivrisinekler Sıcakta Komutayı Ellerine Alıyor (2)

Murat Sevgi

Sivrisinekler Sıcakta Komutayı Ellerine Alıyor (2)

Murat Sevgi

Yerküre ısındıkça sivrisineklerin yaydığı hastalıklar -sıtma, Dang humması, sarı humma ve çeşitli şekillerde beyin iltihabına yolaçan hastalıklar gibi- en ciddi kaygıyı oluşturan marazlar arasındadır. Sivrisinekler hastalık bulaşmış bir hayvandan veya insandan aldıkları kanla birlikte hastalığa yolaçan mikro organizmaları da alırlar. Bundan böyle, sineklerin içinde patojen yeniden ürer ve sinekler ısırdıkları diğer bir kişiye hastalığın gelişmesine neden olacak dozu enjekte eder.

         Sivrisineklerin taşıdığı hastalıkların giderek yaygınlaşacağı tahmin edilmektedir. Hastalığı taşıyan sinekler, yani hastalığın 'vektörleri' meteorolojik koşullara duyarlıdır. Sıcakta, sivrisineklerin yaşayabileceği bir ısı dağılımında sinekler daha fazla çoğalır ve daha fazla ısırır. Aynı zamanda, daha yüksek ısı, patojenlerin içlerinde üreme ve olgunlaşma oranlarını arttırır. 5 F'lık ısı farkı patojenin olgunlaşma süresini yarıya indirebilir.

         Aşırı sıcak sivrisineklerin enfeksiyon bulaştırmasında tek başına etken değildir. Küresel ısınmayla birlikte sıklaşan sel ve kuraklıklar sineklere yeni üreme zeminleri oluşturarak çoğalmalarını kışkırtabilir. Sivrisineklerin yumurtaları kuluçka dönemindeyken durgun suda canlı kalır. Selin çekildiği zamanlarda kalan su birikintileri veya kuraklıkla derelerin durgun havuzlara dönüşmesi, insanların su bulundurmak için açığa koydukları büyük bidonlar yeni doğan sivrisinekler için küvöz işlevi görür.

         Sıtma ve Dang Humması sivrisineklerin bulaştırdığı hastalıklar içinde küresel ısınma tırmandıkça dramatik bir şekilde yayılan hastalıklar arasında yeralıyor. Her iki hastalık da, geçtiğimiz on yıl öncesinde, Amerika'dan Asya'ya, dünyanın çeşitli bölgelerinde ara ara görülmüştü. Sıtma gelinen aşamada hergün, çoğu çocuk, 3000 kişinin ölümüne yolaçıyor. Kimi senaryolar, süregiden ısınmanın sıtmanın yayılma olasılığı içinde bulunan alanın, dünya nüfusunun %45'ini kapsarken, 21. yüzyılın sonunda bu oranın %60'a çıkacağını öngörüyor.

         19. Yüzyılda, Avrupalı sömürgeciler Afrika'ya geldiklerinde, aşağı bölgelerin hastalık barındıran tehlikeli bataklık havasından (sıtmanın ingilizce karşılığı olan malaria köken olarak "mal aria" - kötü hava anlamında) kaçmak için serin dağlara yerleşmişlerdi. Bugün, bu sığınaklardan geriye pek çoğu kalmadı. Sıcaklık dağlar boyunca, bitkiler ve kelebeklerle birlikte yukarıya yürüyor ve zirvedeki buzları eritiyor. 1970 yılından beri, tropik bölgesinde ısının her zaman sıfırın altında olduğu seviye neredeyse 150 metre yükseldi. Güney ve Orta Amerika'da, Asya'da, Afrika'nın doğusunda ve içlerinde, yüksek irtifada sinekler ve sineklerin taşıdığı enfeksiyonlar rapor edildi.

 

Oportünist canlılar iklimin döngüsel etkileriyle hayat buluyor

         Isınmanın sonucu gelişen iklim değişiklikleri, belli vektörlerce taşınan hastalıkları beklenmedik şekilde tetiklediği için ısının artmasından daha fazla önem arzediyor. Ilık kışları izleyen sıcak ve kavurucu yazlar enfeksiyonların kuşlar, şehirlerdeki sivrisinekler ve insanlar arasında bir döngü halinde bulaşmasını kolaylaştıran ortamı yaratıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl New York'ta görülen Batı Nil virüsünün sürpriz bir şekilde ortaya çıkmasına, ısınmayı izleyen bu olaylar silsilesinin neden olduğu sanılıyor.

         Sivrisineklerin yanı sıra, hastalığı taşıyan diğer bir vektör de asalaklar. Bunlar, çabucak üreyebilen ve olumsuz koşullarda, yaşayabilmek için daha özgün ihtiyaçları olan diğer türlerle kıyaslandığında dayanıklı oportünist canlılardır. 1990'larda, iklim değişikliği kemirgen hayvanların bulaştırdığı yeni bir hastalığın (hantavirüs akciğer sendromu) insanlarda görülmesine etken oldu. Hayvanlardan insanlara bulaşan bu enfeksiyon akciğerlere yerleşiyor ve öldürücü olabiliyor.

         Bu hastalık evresinin kendi doğallığında sona ermesi ekosistemlerin genellikle olağandışı uç koşullara dayanabildiğini gösteriyor. Hatta, ekosistemler hava koşullarındaki mevsim değişiklikleriyle yenilenirler çünkü değişken iklimlerde yaşayan türler birbirinden çok farklı koşullarla başa çıkma yetisi geliştirmek zorunda kalır. Ancak, hava koşullarında uzun erimli anormallikler ve çok geniş kaymalar yaşanması ekosistemin adaptasyon yeteneğini kırar.

         Düzenli işleyen ekosistemlerde, içerdiği çeşitli türlerin zarar verebilecek organizmaları denetlediği doğada, asalakların doğada bulunuşu sorun yaratmaz. Ancak, artan ısınma ve hava koşullarının uç değerlerde seyretmesi ekosistemin daha da bozulmasına yolaçar ve bu bozulma doğadaki oportünist nüfusun büyümesinde, hastalığın hızlı yayılmasında etken olur. Kaynak: Scientific American, 2002 (http://muratsevgi.blogspot.com.tr/2008/08/kuresel-isinma.html ) (Devam edecek)

            Hep sevgi ile kalın.

 

            Murat SEVGİ

            http://twitter.com/muratsevgi

Murat Sevgi Köşe Yazıları



çorlu haber üyelik işlemleri
köşe yazarları
Mehmet Bozdağ Hesap Köprüsü

Mehmet Bozdağ

Abdullah Gürman Şikayetim Var!

Abdullah Gürman

Çorlu Web Tasarım Çorlu Havalandırma Sistemleri Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Kanal Açma Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Halı Yıkama Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Ev Temizliği Çorlu Halı Yıkama Bölme Duvar Sistemleri Çorlu Hukuk Bürosu Çorlu Hukuk Bürosu Çorlu Cam Balkon Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Kreş ve Anaokulu Evden Eve Nakliyat Yanma Davranımı Test Cihazları Çorlu Matematik Kursu Çorlu Kompresör Çorlu Mobilya Tekirdağ Köftesi Yangın Kapısı сглобяема къща Çorlu Havalandırma