Murat Sevgi - Sosyal Medyadan Beslenmek

Murat Sevgi

Sosyal Medyadan Beslenmek

Murat Sevgi

Kendi kendime, yediklerime dikkat ediyor muyuz diye soruyorum ama aklıma en çok sosyal medyadan beslendiğimiz geldi.

“Tüketicinin gücünden söz edemeyiz. Güç, sorunlu ürünleri ALMAMAKTAN kaynaklanır ki bu durumda ‘tüketici’ olmaktan çıkar! O durumda da ‘tüketicinin günü’ diye bir şeyde söz edemeyiz! Kaos gibi görünse de buna serbest piyasa diyorlar... (26/01/2013 Cumartesi)” diye yazdıktan bir gün sonra tüketicinin ülke genelinde bir kazıklanma vakasını haber oldu. Bu haber duyunca şu yorumu yaptım: “Antalya'da 5-10 serayı sel bastı. Bütün Türkiye'de sebze-meyva fiyatları ikiye katlandı! Bunun adı ‘serbest piyasa’ filan değil, ÇAKALLIK! Tamamen ÇAKALLIK!...”


Tepki göstermesi gereken siyasetçilerin niye sustuğunun cevabını ararken aklıma, “Kahve köşelerinde türemiş, vizyon, plan, program kavramlarından habersiz, vasıfsız ve en önemlisi fikirsiz bir siyasetçi parçasına oy vermemiz, gelecek için yapılabilecek en büyük kötülüklerden biridir. (27/01/2013)” cümlesi geldi. Sonra “hani, Demokrasi var ya!” O zaman işlesin diyecek oldum ama Demokrasimizin acınası halini düşünüp. “Tamam, Demokrasi herkesin siyasete katılımıdır. Ama kahve köşesinde olgunlaşmış bir siyasetçi, liderine (ya da efendisine) her durumda, OKEY demekten başka neyi becerebilir ki?! (27/01/2013) demişim.


BEN SORUYORUM:

“Yediğimiz şey ne? Kuş ölüsü mü tavuk mu?” diye yazıp “Sağlıklı Bir Çevre için El Ele” sayfasına yazdığım şu yorumu paylaşmışım: “Eskiden tavuk yemeği yapılacağı zaman evde en az 2 ya da 2.5 saat ocak yanardı. Tavuk eti, öyle zor pişerdi ki!... Şimdi marketten alıp TAVUK diye pişirdiğimiz ŞEY 20 DAKİKADA PAMUK GİBİ YUMUŞACIK OLUYOR. 30 DAKİKA pişirirseniz eriyor. Kimse bu dönemde marketlerde satılan KUŞ ÖLÜLERİNİN tavuk olduğunu söylemesin!”

Bu tavuk işi de nereden çıktı diye sormayın! Yazı yazmaya başladığım ilk günlerden beri tavuklarla uğraşıyorum. Yüzlerce yazı yazdım. Öfkem dinmedi. Son olarak 26 Ocak günü düzenlediğimiz MARÇEP toplantısında bir defa daha bağırdık: “Çorlu'da düzenlenen 43. MARÇEP toplantısında konuşan İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü'nden Dr. Yavuz Dizdar, ‘Tavuk diye önünüze konulan hayvanın karnından tümörler fışkırıyor’ dedi... Evet, karnından tümörler fışkırıyor ve bu tümörleri SAĞLIKLI BİR ŞEY GİBİ yemeye devam ediyoruz...” Yorumların ardı arkası kesilmedi:

“Köftede et yerine soya kullanmalarına GDO'lu diye karşıyım zannedenler yanılıyor. Çünkü o SOYA PÜRESİ'ni köfte tadına ve lezzetine getirmek için kullanılan kimyasalların ve esansların verdiği zarar GDO'lu soyanın vereceği zararın yüzlerce kat üstündedir ve bu, yani ZARAR VERDİĞİ tartışma götürmez bir gerçektir. O yüzden, marketlerden HAZIR KIYMA ALINMAMALI, bilmediğiniz, tanımadığınız yerde KÖFTE, KEBAP, DÖNER, LAHMACUN yenilmemelidir. (29/01/2013)”


BİRAZ SİYASİ BAKMAK LAZIM:

Bu adam “ÇEVRECİ” ya da -olayın boyutlarına daha hakim olanlar- “EKOLOJİST” diyorlar. Sanki siyaset dışı bir şeyden söz ediyormuşuz gibi, “bunlar siyasete burnunu sokamaz” ve “çevrecilik, siyasal mücadeleleri bölen bir harekettir” diyorlar. Bunu demelerinin ana nedeni çevrenin ve sağlığın SİYASETİN ANA KONULARI olduğunu bilmemeleri! Evet, bilmiyorlar! Eğer bilseler, teknik eleştirilerin ve çözüm sunmanın, karar vericileri ne şekilde etkileyebileceğini bilseler, bunu diyemezler!

Bu “bilmeme” meselesinin altında da teknik bir durum var. O malzemeden ancak bu köfte kadar köfte olur! Bir de siyasetin geçim kapısı olması durumu var. Bunun için, “Koltuk, popoya büyük gelince yan etkisi genelde EGODUR ama ülkemizde büyük koltuğa oturanlar, bol bol yiyip popoyu koltuğa uygun hale getirmek için çabalar... Çok azı vardır ki; o koltukların sahibini bilir, yıpratmamak için uğraşır! (29/01/2013)” yorumunu yapmışım.

* * *

Siyaseti tercih edenler genelde girdikleri mecranın gereklerine uygun bir donanıma sahip değiller ama çevrecilerde de benzer şeyler var: “Karşı sokaktaki BAZ İSTASYON için tantana çıkaranları anlamıyorum! Aynı kişinin kendi cebinde 3G telefon, cocuğunun cebinde 3G telefon, evinde kablosuz sabit telefon, ADSL modemi laptopuna kablosuz bağlamış... O bilgisayardan sosyal medyaya bağlanıp bağırıyor: ‘İradem dışında radyasyona maruz kalıyorum! Beynim zarar görüyor!’ diye bağırıp duruyor!

Ben de soruyorum, İRADENİN ‘İ’si var mı sende? (30/01/2013)”


SON OLARAK:

Medya araştırma şirketinden aldığım sayılara göre, 26 Ocak 2013 tarihinde düzenlediğimiz 43. MARÇEP toplantısı: 200 civarında ulusal yayında, 3600 civarında yerel yayında HABER OLARAK geçmiş.

Yayınların çoğuna ulaşma imkanım olmadı ama BU GAZETELERDEN birer tane edinmek çok hoş olurdu. Çorlu toplantısında herkes tavuk diye mideye indirdiğimiz tümörlere odaklandı ama günün en önemli iki konusu ÖRGÜTLENME SORUNU ve AYDIN İHANETİ idi...

Hep sevgi ile kalın.


http://twitter.com/muratsevgi

Murat Sevgi Köşe Yazıları



çorlu haber üyelik işlemleri
köşe yazarları
Mehmet Bozdağ Hesap Köprüsü

Mehmet Bozdağ

Abdullah Gürman Şikayetim Var!

Abdullah Gürman

Çorlu Web Tasarım Çorlu Havalandırma Sistemleri Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Kanal Açma Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Halı Yıkama Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Ev Temizliği Çorlu Halı Yıkama Bölme Duvar Sistemleri Çorlu Hukuk Bürosu Çorlu Hukuk Bürosu Çorlu Cam Balkon Çorlu Evden Eve Nakliyat Çorlu Evden Eve Nakliyat